DERGİLER
               Mega Movie Dergilerini incelemek için tarih seçiniz :
Yil 2009 Sayi 1



            ::Dergi İçerikleri::
Kısa Film Üzerine Kısa Sohbetler
A.S. Hakan Gök
Natali Yeres

Bu ay ki konuğum Konya Selçuk Üniversitesi Sinema TV bölümü mezunu, halen Mimar Sinan Üniversitesi STM Yüksek lisans öğrencisi A. S. Hakan Gök. Kısa film takipçilerinin yakından tanıdığı, çeşitli festivallerde ismine rastladığımız A. S. Hakan Gök aldığı ödüllere geçtiğimiz ay bir yenisini ekledi . Metro grubun düzenlediği 1. kısa film yarışmasında en iyi kurmaca film dalında "Yukardan Aşağıya" isimli çalışmasıyla birincilik ödülünü aldı. Kazandığı ödülle de son çalışması "497" isimli filmini ?ahin Altuğ'la birlikte çekti. Kısa film ve son film çalışması ekseninde kısa bir sohbet gerçekleştirdik.

Kısa film sence nedir?

Aslında çok kısa bir soru cümlesi ama benim için cevaplaması çok zor gerçekten. Haddime düşmeden kendimce bir kısa film tanımlaması yaparsam eğer, belli bir süre kısıtlamasından çok, kısa bir sürede kendini anlatan filmler diyebilirim. Yalnızca tek bir fikirden yola çıkılarak da yapılabilir, sağlam bir dramatik yapısı da olabilir. Kısa film bana göre bir özgürlük alanı, yeni denemeler yapmak ve yönetmenin özgünlüğünü sergilemesi için elverişli bir sanat dalı.

Renk, biçim, sanat yönetimi çalışmalarında öne çıkan unsurlar. Filmlerinde siyah - beyazı kullanmayı tercih etme sebebin nedir?

Filmlerimdeki seçimlerin hepsi aslında kendimi arayışımda öne çıkan öğeler. Ben kendimi, "kendini arayan bir yönetmen adayı" olarak görüyorum. Kendi özgün anlatım yapımı bu öğeler ile kurmaya çalışıyorum. Filmin biçimi benim için çok önemli. Hatta bu kaygım zaman zaman senaryonun önüne geçebiliyor ama film asla öyküden kopmuyor. Sanat yönetimi konusunda titiz davranmaya çalışıyorum. Kurmak istediğim görsel atmosfere uygun mekanlar, aksesuarlar ve kostümler seçmeye özen gösteriyorum. Örneğin, "Yukarıdan Aşağıya"da filmim leitmotivine uygun olarak tüm nesneleri kare seçtim. Tüm filmlerime baktığımda ise en büyük ortaklık ikili renk kullanımı, siyah-beyaz ve renkli görüntülere bir arada yer vermiş olmam. Bir nesneyi siyah-beyaz görüntülediğiniz anda onu başkalaştırmış ve gerçeklikten koparmış oluyorsunuz. Bunun yanı sıra siyah-beyaza yüklenen birçok anlamı filmlerimin hikayelerine yedirmeye çalışıyorum. Bir örnek vermek gerekirse "Yukarıdan Aşağıya" da tramvayda geçen bir sekans var. Anlatımı güçlendirmek adına burada hem siyah-beyaz hem de renkli görüntüleri bir arada kullandım: Adem başını tramvayın camına yaslar ve geçmişte yaşadığı olaylar siyah-beyaz olarak cama yansımaya başlar. Camın dışındaki tüm alan ise renklidir. Bu sahnede iki farklı zaman kipinin aynı anda çakışması söz konusu. Geçmiş zaman ve seyircinin filmi seyrederken algıladığı şimdiki zaman.

Başka bir örnek: "Olta"nın ilk planında masmavi bir gökyüzünde kırmızı bir oltanın ucu görünmeye başlar Kamera ağır ağır aşağıya doğru indikçe görüntü mavi ve kırmızdan gri tonlarına, siyah-beyaza döner. Bu aslında filmin çokta iç açıcı olmadığını özetleyen bir erken anlatım. Renkleri, biçimi.. vs kullanarak sinemasal anlamlar türetmeye çabalıyorum.

Son filmin "497"de ?ahin Altuğ ile birlikte iki yönetmen çalıştınız. Birlikte film çekmek nasıl bir deneyim oldu?

?ahin ile birlikte çalışmak her ikimiz için de ilginç bir deneyim oldu. O'nun daha önce çektiği iki kısa filmi vardı. Ama ben hiçbir aşamasında yer almamıştım. "497" de ilk defa bir kısa filmi ortaklaşa yönetmeye çalıştık. Birlikte çalışan iki yönetmenin sinemaya bakış açıları ve aralarındaki uyum çok önemli. Biz uzun zamandır birbirimizi tanıyoruz. Sinemaya yaklaşımlarımızda çoğu zaman örtüşüyor. Birçok konuda birbirimizi destekliyoruz ve görüş ayrılığına çok az düşüyoruz. "497"nin senaryosunu ?ahin yazdı. Daha sonra metni gözden geçirip bazı küçük eklemeler-çıkartmalar yaptık. İlk aşamadan itibaren film üzerinde birlikte çalışmamızın birçok getirisi oldu: Filmin dekupajını daha sağlıklı yaptık, mekanların fotoğraflarını üzerinde mizansenleri belirledik, oyunculara neyi nasıl çekmek istediğimizi daha hızlı aktardık. Filmin her aşamasında gösterdiğimiz sıkı işbirliği 2 dakika 43 saniye boyunca birbirine uyumlu bir dünya kurmamızı sağladı. Aslında birlikte çalıştığımız ilk filmi, bizim açımızdan değerlendirdiğimizde olumlu bir sonuç "497". Filmin senaryo aşamasından çekimine kadar her alandaki desteği için Nesteren Davutoğlu'na teşekkür ederiz. O da en az bizim kadar sevdi "497"yi.

İzlediğim kısa filmlerin hep bir özne ekseninde genele yayılan konular. Bu senin tarzın diyebilir miyiz .

Filmlerime daha önce hiç bu açıdan bakmamıştım. Dışarından uzman bir gözün gözlemi benim için de faydalı oldu. Sanırım bunun temelde birkaç nedeni var. İlki filmlerimi içimden geldiği gibi yazmaya ve çekmeye çalışıyorum. İkincisi ise genelde ortak temalar etrafında dolanıyorum. Bunlar başta yabancılaşma, yalnızlık, geçmiş zaman ve tutku. Yalnızca "Olta" çevre teması ile diğer filmlerden çok ayrı bir yerde duruyor. Bu temaları işlerken sinematografik tercihlerim ister istemez daha doğrusu içimden geldiği gibi şekilleniyor. Bu yüzden bunun benim tarzım olduğunu söylemek için erken olabilir. Çünkü ben kendimi, "kendini arayan bir yönetmen adayı" olarak görüyorum.

İlerde uzun metraj çekmek gibi bir isteğin var mı ?


?ahin'le (Altuğ) birlikte tasarlamaya başladığımız filmler var. Ama henüz bunlar birer sinopsis olarak aklımızda... Uzun metraj için daha çok olgunlaşmam gerektiğini düşünüyorum. Bunun içinde yeni kısa film hazırlıkları yapıyorum.

Sırada yeni bir projen var mı ?
"Tek" adında yeni bir proje var. Senaryoyu ?ahin yazdı ve şu anda senaryonun birkaç farklı versiyonunu hazırlıyor. Ben de filmin ön hazırlık aşamasında oyuncu seçimi ve filmin mekanları üzerine çalışıyorum. Bu sefer 35 mm çekmek istiyoruz ve sektördeki birçok kurumdan destek almaya çalışıyoruz. "Tek"in tam anlamıyla sinematografik bir deneyim olması için çalışıyoruz.

Linkler: www.yukaridanasagiya.com ? www.497-film.com